FARE (hayvan
öyküleri)
Ey güzelim
günler, zamanın fareleri.
Hayatımı
kemirirsiniz azar azar.
Tanrı’m!
yirmi sekizindeyim nerdeyse hani,
Doğrusu ya
boşa geçmiş bütün yıllar
Marizibill
Büyük bir caddesinde Kolonya’nın
Bir gider bir gelirdi akşam vakti
Herkese cömert, şirin, cana yakın
Bitince kaldırım gider içerdi
Basık meyhanelerde yorgun argın
Kuru tahtalarda yatmaya razı
Alyanak kumral bir oğlan yüzünden
Bir Yahudi, sarımsak kokar ağzı
Çin dönüşü Şanghay kerhanesinden
Çıkarıp getirmişti kızcağızı
Çok görmüşlüğüm var böylelerini
Omuzlarına ağır gelir kader
Kararsız, rüzgarda yaprak misali
Gözleri kısık lambalara benzer
Kalpleri işler kapıları gibi
REN GECESİ
Bardağımda
şarap, bir alev gibi titriyor.
Bakın
kayıkçı ağırdan bir şarkı tutturmuş.
Ayışığında
yedi kız görmüş, öyle diyor;
Yeşil
saçları ta topuklarını bulurmuş.
Kalkın,
türküler söyleyin, oynayın yan yana;
Kayıkçının
şarkısını duymayayım gayrı;
Bütün
sarışın kızları getirin yanıma:
Saçları
örülmüş durgun bakışlı kızları.
Ren
sarhoştur, sularına asmalar vuran Ren;
Üzerinde
gecelerin altını serili.
Yazı
büyüleyen yeşil saçlı perilerden
Bahseder ölü
bir ses, son nefesinde gibi.
Bir kahkaha
gibi kırılır kadehim birden.